BUYUK ISKENDER, FELSEFENIN DUAYENI SAYILAN ARISTO'YA BIR MEKTUP YAZAR.
''ZAPTETTIGIM TOPRAKLARDAKI INSANLARI TAHAKKUMUM ALTINDA TUTABILMEK IÇIN NELER YAPMALIYIM ''DIYE GORUS BEYAN EDER;
1- ULKENIN ILERI GELEN INSANLARINI SURGUNE MI GONDEREYIM ?
2- ULKENIN ILERI GELEN INSANLARINI HAPSE MI ATAYIM ?
3- ULKENIN ILERI GELEN INSANLARINI KILICTAN MI GECIREYIM ?
ARISTO' NUN CEVABI :
1- SURGUNDE TOPLANIP SANA KARSI BASKALDIRIRLAR,
2- HAPISHANELER MILITAN YUVASI OLUR, KONTROLDEN CIKAR,
3- ONLARDAN SONRAKI KUSAK INTIKAM HIRSIYLA BUYUR, TAHTINI SALLAR.
COZUM OLARAK SU NASIHATI VERIR:
''INSANLARIN ARASINA NIFAK TOHUMLARI EKECEKSIN, BIRBIRLERIYLE SAVASINCA HAKEM OLARAK KENDINI KABUL ETTIRECEKSIN, AMA ANLASMAYA GIDEN BÜTÜN YOLLARI TIKAYACAKSIN. ''
Biri Amerika mi dedi !!!
SAMSUN, ELAZIĞ DHA
Tunceli-Erzincan karayoluna yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu şehit olan 3 askerden jandarma uzman çavuş Ümit Eker, memleketi Samsun'da 5 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Garnizon Komutanı Tümgeneral Naci Beştepe, törendeki konuşmasında şu sert ifadelere yer verdi:"Ne Ümit'ler yok olur, ne şehitler ölür bu ülkede. Ümit şimdi son örtüsü olan al bayrağa teninin, kanının rengini vererek, ay yıldızına ruhunun parlaklığını yansıtarak göklerimizde dalganıyor. Ona uzanan ellerin kırılması da çok geç kalmayacaktır. Terörist öldürdükçe kendini tüketir. Yönteminiz, ister mayın, ister pusu, ister canlı bomba olsun, hedefiniz ister bebekler, ister masum sivil insanlar, isterse asker olsun. Destekçiniz veya sırtınızı sıvazlayarak sizi maşa olarak ileri sürenler ister komşumuz, ister sözde müttefikimiz ve dostumuz, isterse dünyanın süper gücü olsun. Amacınız ister federasyon, ister özerklik, ister ayrılık olsun. TSK ve yüce milleti sizi kendi kanınızla boğacak, tüketecek, destekçilerinizi de, sizi kullananları da pişman edecektir. Buralarda olmayan birileri de var. Onlara soruyorum; 'erlerimiz ölüyor, subaylarımız nerede' diyenlere soruyorum. Siz neredesiniz? Kaleminize fiyat biçenlerle pazarlıkta mısınız? Türk insanının arasına nifak sokmak için arayışta mısınız? TSK'yı gammazlama
Diyalog safsatası günümüzden otuz yıl önce Vatikan tarafından resmî olarak başlatılmıştır. Şimdiki malûm cemaat tarafından değil. O günlerde diyaloğa maşa olması için teklif götürülenlerden birisi de Üstâd Necip Fazıl idi. O bu çağrıya bakın nasıl cevap veriyor?
‘-Ne diyaloğu be yahu! Belli başlı bir anlayış kökünde beraber olup ta dallarında ayrı olanlar arasında tutturabilecek hangi aşı olabilir? Her birinin ne yediği ve ne ile beslendiği malûm , KARTALLA-KARGA nasıl diyaloğa girebilir? ‘
( Necip Fazıl Kısakürek)
Bu sözlerin üzerine yorum yapmaya gerek yok. Hiçbir vakit inançta-imanda pazarlık kabul etmeyen Necip Fazıl diyor bunu çünkü. Şimdi O’nun adına radyo programları yapmaya kalkan diyalogçular Necip Fazıl’ın kendilerine okuduğu lânetten habersiz olarak cennetten arsa parselliyorlar.
Yazar: Ahmet YILMAZ
“Bu hükümet temel hak ve özgürlükler konusunda samimi değildir. Eğer samimi olsalardı, hâlâ milletin kılık, kıyafeti ve inancıyla uğraşmazdı. Bu ülkenin, insanların temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alacak bir hükümete ihtiyacı vardır...”
“Filistin’de kan var, işgal var, bir millet yok edilmeye çalışılıyor, devlet terörü var! Bunlara karşı kuru temenniden başka bir şey yapılmıyor.”
“ABD, İsrail’i korumak için Şaron’a göz yummaya devam etmektedir. İsrail’in Filistin’e uyguladığı katliamı kınıyoruz. Filistin’de kan akmaya devam ediyor ama hükümetin bu konuda maalesef bir duyarlığı yok...”
“Soruyorum ABD’ye, AB’ye ve Birleşmiş Milletler’e siz neredesiniz? Hıristiyanlık’taki Paskalya törenleriyle barışı kutlarken, Ortadoğu’ya neden barışı getirmiyorsunuz?” “Hükümet maalesef Ortadoğu konusunda gerekli iradeyi ortaya koyamamıştır. Yaşadığımız görüntüler 21. yüzyıl başında bizi üzmektedir. Bir taraftan küreselleşmeyi konuşacağız. Diğer taraftan emperyalist duygularını tatmin etme isteği, içinde olanlara destek vereceğiz. Bunu anlamak mümkün değil...”
“IMF parayı verdi. Ama hangi şartlar altında ve nerde kullanılacağını söyleyerek verdi. Bu paraların adresleri belliydi ve bunun karşılığında istenen tavizler vardı. Yarın bunlar ‘Kıbrıs’ı konuşalım’ derler.”
“Türkiye’nin baş edemeyeceği hiçbir problemi yoktur. Bunlar IMF’nin karşısında memurlar gibi oturuyorlar. Acizler hükümeti, halkı bir simit ve bir çaya mahkûm etti. 50 milyar doları batık bankalara hortumlattılar. Ülkenin milyarlarca doları hortumculara yedirildi. Eğer dürüst ve iradeli bir yönetim gelseydi, belki de IMF ile masaya oturmaya bile gerek kalmayacaktı. IMF’den gelen paralar bu ülkeye hibe değildir. Bu paraları benim köylüm, benim memurum ödüyor. Bizler kurtuluş mücadelesi yapacağız. Son günlerde AB ile yatıyorlar AB ile kalkıyorlar. Biz de istiyoruz ama bizi neden oyalıyorsunuz? AB diyerek karın doymaz...”
Durun. Güzel tespitler, güzel yazmış falan demeyin sakın. Bu sözler bana ait değil. Bu sözler AKP Lideri Sayın Erdoğan’a ait. Şaşırdınız mı yoksa? Hemen şaşırmayın. Bu sözler virgülüne kadar Sayın Erdoğan’a aittir. Bu sözlerin tek ortak özelliği Sayın Erdoğan, Başbakan olmadan önce söylenmiş olmasıdır.
Tarih bilimciler kronolojik tarih yazarken nasıl milattan önce / milattan sonra şeklinde bir ayrım yapıyorlarsa, Sayın Erdoğan’la ilgili not tutanlar da “koltuktan önce / koltuktan sonra” ayrımını yapmak zorundadırlar. Yukarıda yazılanlar Sayın Erdoğan’ın koltuk öncesi devirlerine ait sözleriydi. Aşağıda yazanlar ise koltuk sonrasıdır. Bakalım “yüz seksen derecelik muhteşem siyasi dönüşler” sonrasında dökülen inciler nasıl dizilmiş, bakalım koltuktan sonra ne değişmiş.
Koltuktan sonra Sayın Erdoğan.
“ABD’nin küresel düzeydeki konumu ve gücü, uluslararası ilişkilerin belki de en belirleyici özelliği haline gelmiştir. Bu ise dünya için bir fırsattır. Günümüzün tek süper gücü olmak beraberinde zorluk ve sorumluluk da getirmektedir. ABD dünyayla ilgilenmeye devam etmelidir.”
“Demokrasi bizim için amaç değil, araçtır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”
“Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.”
“(Sayın) Öcalan düşüncelerinin değil, şu anda, almış olduğu ‘kellelerin’ hesabını veriyor.”
Ve. Sayın Erdoğan’ın Türk siyasi üslubuna ‘büyük katkı sağlayan’ en önemli sözünü unutursak ayıp olur: “Ananı da al git lan.”
Sevgi / Saygı / Dostlukla.
--------------------------------------------------------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ
“Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.”
Maide Suresi / 51
31.05.2007
Ahmet YILMAZ
Sen TÜRKSÜN Evlat;
Mahallesindeki Kıza Bile Sahip Çıkan
Onlar İse Avrupalı;
Kız Kardeşiyle Bile Yatan;
Bırak Onlar Senden medeniyet Öğrensin!!!
Allah'ın selamı ülkü erlerinin üzerine olsun..
Başbakan Tayyip Erdoğan seçimlere 54 gün kala açıklama yapıyor:
"Kuzey Irak'a, Amerika ve Irak'la beraber üçlü operasyon yapabiliriz".
Amerika ve Irak'la kime karşı operasyon yapacaksınız?
Sıfır terörle aldığın Türkiye'de terör iklimini oluşturan kim?
AB-Amerika ve uşakları Barzani-Talabani aşiret yönetimi.
Kuzey Irak'ta PKK ve Peşmerge birbiryle sarmaş dolaş.
İt, it'i ısırmaz.
Kandil dağındaki kayalıkları mı bombalatacaksın seçim için?
Ankara'da milli bir iktidar olsa, PKK sivri sinektir.Türkiye için tehlike, şu anda PKK'dan daha çok kimdir?
Kuzey Irak'ta Türk Kerkük'ü Başkent yapmaya heveslenen Barzani.
BOP Projesininin bir ayağı olarak, Kürt Devleti tezgahlayan Amerika.
Kandırma Tayyip Efendi kandırma.
Türk Milletini enayi yerine koyma.
Operasyon yapılacaksa Barzani alçağının hedeflerine yapılacak.
Ama sen mir dengirleri aşarak bunu yapamazsın.
Sana sürekli posta koyan Hüsnüyadis cephesini yaramazsın.
Bir Mart Tezkeresi Barzani'nin işine gelmedi.
Muhalefet yaptığını sanan gafil CHP'liler, senin kürt vekillerin
Barzani'ye çalıştılar.
Türkiye'ye kazık attılar.Yapman gereken bu milletvekillerini partinden atmaktı.
Yapamadın, Yapamazsın.
Çünkü Kürt oylarının peşindesin.
Onun için Türk'e sürekli sataşıyorsun.
Onun için Şehit analarından kaçıyorsun.
Hergün şehit cenazeleri Anadolu'ya dağılmaya başlayınca,
Ordu-Millet ayağa kalkınca,
Aklın sıra kurnazlık yapıyorsun.
Operasyonun esas hedefi olması gereken, Amerika ve Barzani ile,
Kandil kayalıklarına Don Kişotluğa özeniyorsun.
Türkiye masaya yumruğunu vurdumu arkasını getirir.
Bebek katili Suriye'den apar topar nasıl çıkarıldı? Unuttun mu?
Mehmetçik Habur'dan bir çıktı mı bırak Kandil'i Basra'ya iner.
Ama sende o irade, o niyet, o yürek, o cesaret, o karizma yok.
Sulandırma Tayyip efendi, sulandırma.
Yalanlarına, entrikalarına inanan kalmadı.
Sende Türkiye'yi idare edecek ehliyet kabiliyet olsa işler buraya gelmezdi.
Dün Genel Kurmay bana bağlı diye hava atıyordun.
Bugün Genel Kurmay'dan emir bekliyorsun.
Türkiye'yi kim idare ediyor ha.
Söyle de bizde bilelim.
Yoksa askerden fırça yedim de Çankaya'ya çıkamadım,
Yok karar milletin diye mağdur edebiyatı yapma. Ağlama.
Türk Milleti kararını çoktan verdi, iş muameleye kaldı.
İstanbul Çamlıca'daki evine giderken görüyorsun,
Acıbadem'de Türk Bayrağı asılmayan ev kalmadı.
Niye mi asıyorlar? Sana, Yeter git demek için tabi.
Ne acı değil mi? Bayrak karşıtı olarak protesto edilmek.
T.C. Başbakanı'na ayıptır ama, BOP Eş Başkanına müstehaktır.
22 Temmuz'da saflar netleşecektir. Kim AK, kim KARA?
11 Eylül'den sonra Hilal,Haç'ın hedefi haline geldi.
Başkanın Bush, Haçlı seferi ilan etti.
İslamcıyım diye Milleti kandırdın,
Koltuğu kapınca Haç'lıların safında yer aldın.
Büyük Orta-Doğu Projesinde çizilen harita nedir?
Güney Kürdistan, Kuzey Kürdistan.
Ve Sen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı değil,
Bağımsız Kürdistan'ı kurmak isteyen Amerika'n BOP'nun
Eş Başkanısın.
Ama unuttuğunuz bir şey var.
Misak-ı Milli sınırları cetvelle değil, kanla-canla çizildi.
Washington'da birlikte kotardığınız 2001 krizinden sonra,
Körler çarşısında ayna sattın, Sağırlar çarşısında gazel attın.
Millet minaredeki hilal'e bakarkan, koynundaki haç'ı gizledin.
Siirt'te İmam sarığı, Brüksel'de papaz cübbesi.
Ne yazık ki, Milleti bir defa aldattın.
Ama yağma yok;
Körlerin gözü, sağırların kulağı açıldı,
Bizans'ın, Musa'nın çocuklarını gördü.
Mekke-Medine nasıl müslüman olmayanlara kapalı ise,
Çankaya'da Bizans'ın çocuklarına kapalıdır.
Mustafa Kemal'in askerleri harekete geçti.
Şimdi Milliyetçi Hareket zamanı."NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE"
Mehmet Derebeyoğlu
mderebeyoglu@mynet.com
www.haberdokuz.com
Selam, saygı ve dua ile Allah'a emanet olun..
Yil, 1783... Avrupa standartlarina göre mütevazi da olsa, yeni bir denizci devlet olan ABD, denizlerde tek basina bayrak gezdirmeye basladi...
Daha 25 Temmuz 1785'te, Atlantik'te Cadiz aciklarinda, bu yeni bayragi tasiyan ilk gemi Cezayir aciklarinda Osmanli gemileri tarafindan ele geçirildi. Bu gemi, Boston limanina bagli, Kaptan Isaak Stevens'in idaresindeki Maria idi.Arkasindan , Philadelphia limanina bagli, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de ayni akibete ugradi. 1793 Ekim ve Kasim aylarinda
11 ABD gemisi daha Osmanlilarin eline geçti...
Kongre, 27 Mart 1794 yilinda, Osmanli denizcilerine karsi koyacak gucte savas gemileri insa edilmesi veya satin alinmasi icin, Baskan George Washington'a 700.000 altina yakin harcama yetkisi verdi.
Osmanlilarin olusturdugu deniz tehdidi sayesinde, ABD donanmasinin temelleri atiliyordu. 5 Eylül 1795'te ABD bu tehdide karsi bir anlasma yapmayi kabul etti. Bu anlasmaya gore ABD,
Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlantik'te, gerekse Akdeniz'de ABD sancagi tasiyan hicbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın ve yilda 12.000 Osmanli altini yani
( 216.000 dolar) ödeyecekti.
Böylece ABD yillik vergiye baglanmis oldu. Bu, ABD'nin iki asri askin tarihinde, yabanci bir dille imzalanan tek anlasma oldugu gibi, yabanci bir devlete vergi ödemeyi kabul eden tek Amerikan belgesidir...
ABD tarihinde kendi dilinde olmayan tek uluslararasi anlasma Turkce'dir ve ABD tarihinde vergi vermeyi kabul ettigi tek ulke Osmanli Imparatorluğudur....
ABD baskani Corc Vasington Efendi Osmanli imparatoru tarafindan muhatap gorulmemis ve anlasma Cezayir beylerbeyi tarafindan imzalanmistir.
Inanilacak gibi degil, degil mi? Ama inanin 200 yil önce biz buyduk... Ispati mi? Yale Üniversitesinde yayinlanan türkçesinden ingilizce kopyasi için asagidaki adrese tiklayin
http://www.yale.edu/lawweb/avalon/diplomacy/barbary/bar1795t.htm