SAMSUN, ELAZIĞ DHA
Tunceli-Erzincan karayoluna yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu şehit olan 3 askerden jandarma uzman çavuş Ümit Eker, memleketi Samsun'da 5 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Garnizon Komutanı Tümgeneral Naci Beştepe, törendeki konuşmasında şu sert ifadelere yer verdi:"Ne Ümit'ler yok olur, ne şehitler ölür bu ülkede. Ümit şimdi son örtüsü olan al bayrağa teninin, kanının rengini vererek, ay yıldızına ruhunun parlaklığını yansıtarak göklerimizde dalganıyor. Ona uzanan ellerin kırılması da çok geç kalmayacaktır. Terörist öldürdükçe kendini tüketir. Yönteminiz, ister mayın, ister pusu, ister canlı bomba olsun, hedefiniz ister bebekler, ister masum sivil insanlar, isterse asker olsun. Destekçiniz veya sırtınızı sıvazlayarak sizi maşa olarak ileri sürenler ister komşumuz, ister sözde müttefikimiz ve dostumuz, isterse dünyanın süper gücü olsun. Amacınız ister federasyon, ister özerklik, ister ayrılık olsun. TSK ve yüce milleti sizi kendi kanınızla boğacak, tüketecek, destekçilerinizi de, sizi kullananları da pişman edecektir. Buralarda olmayan birileri de var. Onlara soruyorum; 'erlerimiz ölüyor, subaylarımız nerede' diyenlere soruyorum. Siz neredesiniz? Kaleminize fiyat biçenlerle pazarlıkta mısınız? Türk insanının arasına nifak sokmak için arayışta mısınız? TSK'yı gammazlama
Diyalog safsatası günümüzden otuz yıl önce Vatikan tarafından resmî olarak başlatılmıştır. Şimdiki malûm cemaat tarafından değil. O günlerde diyaloğa maşa olması için teklif götürülenlerden birisi de Üstâd Necip Fazıl idi. O bu çağrıya bakın nasıl cevap veriyor?
‘-Ne diyaloğu be yahu! Belli başlı bir anlayış kökünde beraber olup ta dallarında ayrı olanlar arasında tutturabilecek hangi aşı olabilir? Her birinin ne yediği ve ne ile beslendiği malûm , KARTALLA-KARGA nasıl diyaloğa girebilir? ‘
( Necip Fazıl Kısakürek)
Bu sözlerin üzerine yorum yapmaya gerek yok. Hiçbir vakit inançta-imanda pazarlık kabul etmeyen Necip Fazıl diyor bunu çünkü. Şimdi O’nun adına radyo programları yapmaya kalkan diyalogçular Necip Fazıl’ın kendilerine okuduğu lânetten habersiz olarak cennetten arsa parselliyorlar.
Sen TÜRKSÜN Evlat;
Mahallesindeki Kıza Bile Sahip Çıkan
Onlar İse Avrupalı;
Kız Kardeşiyle Bile Yatan;
Bırak Onlar Senden medeniyet Öğrensin!!!
Yil, 1783... Avrupa standartlarina göre mütevazi da olsa, yeni bir denizci devlet olan ABD, denizlerde tek basina bayrak gezdirmeye basladi...
Daha 25 Temmuz 1785'te, Atlantik'te Cadiz aciklarinda, bu yeni bayragi tasiyan ilk gemi Cezayir aciklarinda Osmanli gemileri tarafindan ele geçirildi. Bu gemi, Boston limanina bagli, Kaptan Isaak Stevens'in idaresindeki Maria idi.Arkasindan , Philadelphia limanina bagli, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de ayni akibete ugradi. 1793 Ekim ve Kasim aylarinda
11 ABD gemisi daha Osmanlilarin eline geçti...
Kongre, 27 Mart 1794 yilinda, Osmanli denizcilerine karsi koyacak gucte savas gemileri insa edilmesi veya satin alinmasi icin, Baskan George Washington'a 700.000 altina yakin harcama yetkisi verdi.
Osmanlilarin olusturdugu deniz tehdidi sayesinde, ABD donanmasinin temelleri atiliyordu. 5 Eylül 1795'te ABD bu tehdide karsi bir anlasma yapmayi kabul etti. Bu anlasmaya gore ABD,
Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlantik'te, gerekse Akdeniz'de ABD sancagi tasiyan hicbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın ve yilda 12.000 Osmanli altini yani
( 216.000 dolar) ödeyecekti.
Böylece ABD yillik vergiye baglanmis oldu. Bu, ABD'nin iki asri askin tarihinde, yabanci bir dille imzalanan tek anlasma oldugu gibi, yabanci bir devlete vergi ödemeyi kabul eden tek Amerikan belgesidir...
ABD tarihinde kendi dilinde olmayan tek uluslararasi anlasma Turkce'dir ve ABD tarihinde vergi vermeyi kabul ettigi tek ulke Osmanli Imparatorluğudur....
ABD baskani Corc Vasington Efendi Osmanli imparatoru tarafindan muhatap gorulmemis ve anlasma Cezayir beylerbeyi tarafindan imzalanmistir.
Inanilacak gibi degil, degil mi? Ama inanin 200 yil önce biz buyduk... Ispati mi? Yale Üniversitesinde yayinlanan türkçesinden ingilizce kopyasi için asagidaki adrese tiklayin
http://www.yale.edu/lawweb/avalon/diplomacy/barbary/bar1795t.htm