ULU TANRI !, GÜZEL TANRI !, GÖK TANRI !
Sen TÜRK’Ü TÜRK yurtlarını koru !
Düşman şerrinden sakla ! TÜRK’Ü yiğitlikte daim et ! TÜRK’Ü erlik davasıyla yaşat ! TÜRK’Ü gerçekçi yap ! TÜRK'ün gönlüne her şeyden önce, hatta kursağına ekmek koymadan evvel TÜRK'lük sevgisini koy ! TÜRK’Ü ideal ile yaşat ve ideali hakikat yapmaya çalışsınlar ! Törelerini canları gibi saklat ! TÜRK’E zevk ve rahat verme ! Bilakis zahmete alıştır ! Zahmetle yürekleri, bedenleri demir olsun ! Bu sayede onlara yüksek çalışma kudreti verirsin ! TÜRK’Ü faal, cevval edersin. TÜRK’E değişmez bir seciye ver ! Zamanla seciyesi değişmesin, sade tekemmülle tadilat görsün !
ULU TANRI !
Milli kuvvet, namus, ahlak, azim , sebat, ideal, TÜRKÇÜLÜK ruhu, yurtseverlik, ilim, sanat teşkilatı, intizam, beden kuvveti ve zenginlik ile hasıl olduğundan; TÜRK’E bunları ver ! TÜRK'ten hırsız, namussuz türerse hemen kahret ! TÜRK’E benlik, hem de yüksek bir benlik ver ! TÜRK nefsine itimat sahibi olsun ! TÜRK’Ü muhakemeli, ciddi adam olarak yarat ! Hissiyatına kapılıp, öfke ile ayaklanmasın ! Birden barut gibi parlamasın ! Daima soğuk kanlı olsun ! TÜRK’Ü her milletten cesur yarat ! Öç almayı TÜRK asla unutmasın !
ULU TANRI !
Namussuz bir tek TÜRK yaratacağına, dünyayı yık daha iyi ! Ne kadar korkak TÜRK varsa hepsini helak et ! TÜRK her şeyi mukayese etsin ! Yalnız akıl ve mantık denen şeylere bırakma onu ! Sabırlı, derde dayanıklı olsun ! İradesi çelik gibi olsun ! Dönek TÜRK yaratma ! TÜRK'leri maymun iştahlı yapma ! TÜRK daima ihtiyatla adım atsın ! Kimsenin tatlı diline inanmasın ! Kimseye emniyet olmasın ! Çalışma zekadan üstün bir kıymet olduğundan, TANRI, sen TÜRK’Ü çalışkan et ! TÜRK’ÜN ömrü çalışma ile geçsin ! Ona daima çalışma aşkı ver ! Hele elbirliği ile çalışmayı alet etsin ! Tembel TÜRK’Ü hemen öldür ! TÜRK’E her milletinkinden üstün zeka ver ! Zeka ve çalışma ; ikisi bir arada olunca TÜRK'ün önünde durulmaz ! Milli büyüklüğün tek şartı yüksek ideal, buna alışmak için de yüksek ahlak, fedakarlık ve sebat lazım olduğundan TÜRK'leri ahlaklı, sebatlı ve fedai kıl ! TANRI , TÜRK'leri sen kendi elinle birleştir ve her şeyden evvel ruhları birleşsin ! Onları tek bir kafa gibi birleştirici kültür sahibi et ! TÜRK’Ü töresine sadık kıl, Tanrı ! TÜRK budunu : Biliniz ki atalar töresi asırların tecrübesi ile husule gelmiş büyük bir hikmettir. Tanrı beni töreye dokunmaktan ve dokundurmaktan sakladı ve saklasın!
ULU TANRI !
Türk milletini lafçı değil, elinden iş gelir insanlar et ! Bir şey söylemek vazife yapmak değildir. Onu fiilen yapmak ve yaptırmanın vazife olduğunu beyinlere sok !
GÜZEL TANRI !
Sana hepsinden çok yalvardığım şudur: TÜRK’Ü dalkavukluktan kurtar! Dalkavukluk ve emsali vasıtalara zengin olmaktan koru! TÜRK’E kötü para hırsı verme ! Dalkavukları yok et
AMAN TANRI !
TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel koru ! TÜRK toprağında hürler yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin ! Sen TÜRK’E tabii şeylere tabiata karşı sevgi ver ! TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın !
ACUNU (DÜNYAYI) YARATAN YÜCE TANRI !
TÜRK’E insaniyetten evvel TÜRK milletini düşündür. İnsanların insaniyet dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar.İnsaniyeti gören olmadı. TANRI , TÜRK’E sağlam, sürekli irade ver ! Güçlüklerde, sabrını, tahammülünü aynı zamanda gayretini arttır ! Ona esas seciye olarak vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver ! Mesuliyeti TÜRK yurdundan eksik etme ! En büyük kuvvetin TÜRKLÜK asi olduğunu TÜRK’E öğret !
AMAN TANRI !
TÜRKÇE konuşulan, TÜRK’E yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar TÜRK’ÜN hükmü altında bırak!
Karamanoğlu Mehmet Bey´i arıyorum, göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı: "Bugünden sonra, dîvanda, dergâhta, bârgâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka bir dil konuşulmaya!" diye, hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını, çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim, dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker, gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey, hanım ağanın, first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkânın store, bakkalın market, torbanın poşet, mağazanın süper, hiper, gross market; ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mı?
İlân tahtasının billboard, sayı tablosunun skorboard, bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon; merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, beldelerin girişinde welcome, çıkışında good-bye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın, body guard; sanat ve meslek pirlerinin duayen; itibarın, saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mı?
Sekinin, alanın platform; merkezin center; büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, özlemin hasretin, nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria, sergi yerlerimizi center room, showroom, büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın adı fast food, yemek çeşitlerimizin menü; hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dupleks, üç katlı komşu evini tripleks, köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik, vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya, desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezisini picnic, bilgisayarı computer, hava yastığını air bag, oluru, pekâlâyı, okey diye konuşanınız var mı?
Çarpıcı önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri, oley oley,
Yıldızları, star diye seyredeniniz var mı?
Vırvırık dağının tepesindeki köyde, cafe show levhasının altında, acının da acısı kahve içeniniz var mı?
Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, dilimizin çalındığını, talan edildiğini, özün el diline özendiğine içi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk, şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey´i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?
Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), 8 bin kadroya yapacağı öğretmen ataması için başvuru süresi bugün başladı. Atama yapılacak alanlar ve kontenjanları şöyle:
MEB, resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında 46 alandan, 2007 ve 2008 KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre ilk atama, hizmet üstünlüğü esasına göre de açıktan ve kurumlar arası atama biçimiyle ve milli sporculardan sınavsız olarak Beden Eğitimi alanına toplam 8 bin 285 öğretmen ataması gerçekleştirecek.
Bugün başlayan atama başvuruları 20 Şubat 2009 tarihinde sona erecek. Adaylar, başvuruya ilişkin bilgiye bakanlığın ''http://personel.meb.gov.tr'' adresinde yayınlanacak olan ''2009-1 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu''ndan ulaşabilecek.
Başvurular il ya da ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan büroların herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurulardan hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak.
Atamalar, 25 Şubat 2009 tarihinde bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın internet sayfasından duyurulacak.
''Almanca: 25,
Beden Eğitimi: 215,
Bilişim Teknolojileri: 450,
Biyoloji: 120,
Coğrafya: 110,
Çince: 1,
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi: 50,
Deniz Araçları Yapımı-1: 7,
Denizcilik-1: 10,
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi: 180,
El Sanatları Teknolojisi-1: 35,
Elektrik-Elektronik Teknolojisi-1: 35,
Elektrik-Elektronik Teknolojisi-2: 22,
Felsefe: 135,
Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi: 315,
Giyim Üretim Teknolojisi: 13,
Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 10,
İHL Meslek Dersleri: 25,
İHL Meslek Dersleri Arapça: 20,
İlköğretim Matematik Öğretmenliği: 520,
İngilizce: 1000,
İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 10,
Kimya: 10,
Laboratuvar: 3,
Matbaa: 3,
Matematik: 355,
Muhasebe ve Finansman: 28,
Müzik: 180,
Okul Öncesi Öğretmenliği: 346,
Psikoloji: 2,
Radyo-Televizyon: 4,
Rehber Öğretmen: 185,
Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar: 200,
Rusça: 3,
Sağlık Bilgisi: 5,
Sanat Tarihi: 1,
Sınıf Öğretmenliği: 2060,
Sosyal Bilgiler: 155,
Tarih: 210,
Teknoloji ve Tasarım: 180,
Tekstil Teknolojisi-1: 10,
Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme: 10,
Türk Dili ve Edebiyatı/ Dil ve Anlatım/ Türk Edebiyatı: 435,
Türkçe: 525,
Yiyecek İçecek Hizmetleri: 35,
Zihinsel Engelliler Sınıfı Öğretmenliği: 32.''
Etiketler: mezun
Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan sınav başarısını yüzde 21 etkileyen ortaöğretim başarı puanını aşağıya çekerek katsayı engelini azaltacaklarını söyledi
0 yorum Gönderen barsbey zaman: 01:232009 yılı Öğrenci Seçme Sınavı'na girecek yüzbinlerce öğrencinin merakla beklediği değişikliği YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan SABAH'a açıkladı. Üniversite yerleştirme puanında yüzde 21 katkısı olan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) aşağı çekilerek katsayının etkisi azaltılacak. YÖK Genel Kurulu 2009 ve 2010 yılında yapılacak ÖSS değişikliği için perşembe günü karar verecek. Son toplantıda 2010 yılında yapılacak yeni sınav sistemiyle ilgili öneriyi tartışmaya açan YÖK, yarın yapılacak toplantıda da 2009 yılında yapılacak değişikliği belirleyecek. Toplantı öncesi SABAH'a konuşan Özcan 2009 yılı ÖSS'de yapmak istedikleri değişikliği şöyle anlattı:
YÜZDE 5'E İNEBİLİR
"Yüzde 21 katkısı olan ortaöğretim başarı puanını değiştireceğiz. Bunu aşağı çekmek istiyoruz. Çünkü bu puan hesaplanırken çocuğun sınıftaki başarısı, diğer öğrencilerin başarısı, okulun başarısı gibi çocuğun başarısının dışındaki bir çok etken hesaplanıy o r . Onları çıkarmak istiyoruz. Bunu yaparsak çocuğun kendi başarısı ortaya çıkacak. Eğer başarılıysa, alıp puanı istediği yere gidecek." AOBP'nin ne kadar aşağı çekileceğine YÖK üyeleri karar verecek. Özcan, "Üniversiteye yerleştirmede ortaöğretimin yüzde 21 olan katkısını Kurul'daki duruma göre aşağı çekeceğiz. 10-15 hatta 5 olabilir. Ben 2'ye inmesini isterim, hatta sıfıra, ancak kanun olduğu için kaldıramayız" dedi. AOBP'nin aşağı çekilmesi alanları dışında programları tercih eden öğrenciler için uygulanan düşük katsayı sistemini değiştirmeyecek. AOBP'nin ÖSS'ye yüzde 21 katkısı yüzde 10'a çekildiği takdirde (0.3), (0.8) çarpanları yine kullanılacak, ancak AOBP katkı oranı aşağı çekildiği için etkisi azalacak. Puanlar birbirine yaklaşacak.
MESLEK LİSELİ YAŞADI
Uğur Dershaneleri ÖSS Kooridanatörü Turgay Polat, AOBP'nın aşağı çekilmesinin başarılı öğrencilerin katsayı problemine takılmadan istediği bölüme girmesinin önünü açacağını söyledi. Polat şu örneği verdi: "Bir genel lise, bir meslek lisesinden iki öğrenci düşünelim. İkisinin de ÖSS puanı 300, AOBP'si 100 tam puan olsun. Bu iki öğrenci de bilgisayar mühendisliği tercih ettiğinde normal lise öğrencisinin yerleştirme puanı (0.8 katsayı ile çarpıldığı için) 380, meslek liseli öğrencinin yerleştirme puanı ise (0.3 katsayı ile çarpıldığı için) 330 oluyor. Arada 50 puanlık bir fark oluşuyor. Ortaöğretim başarı puanının katkısı yüzde 21'den yüzde 10'a düşürülürse normal liseli öğrenci 330, meslek liseli öğrenci ise 315 puan alır ve arasındaki puan farkı 15'e düşer."
Etiketler: düvder, ortaöğretim, yök
Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'nın (ÜDS) 2009-Mart Dönemi Başvuruları 11 Şubatta Sona Erecek
0 yorum Gönderen barsbey zaman: 01:20ÜDS; Almanca, Fransızca ve İngilizce dillerinde, fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler olmak üzere 3 ayrı alanda, Mart ve Ekim aylarında ÖSYM tarafından yılda iki kez Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van ile Lefkoşa ve Bişkek'te, merkezi olarak gerçekleştiriliyor.
Adaylar, 22 Mart 2009'da yapılacak sınav için başvurularını 11 Şubat 2009 tarihine kadar yapabilecek. Başvuru evrakını ÖSYM Sınav Merkezi yöneticilikleri ve üniversite rektörlüklerinden alacak adaylar, başvuru merkezlerini ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden öğrenebilecek.
ÜDS'den 65 veya daha fazla puan alan doçent adayları başarılı olacak. Yabancı dil koşulunu karşılamak için doktora adayları ve sanatta yeterlik çalışmasına başvuracak adayların da ÜDS'ye girmeleri ve 100 üzerinden 55 veya daha fazla puan almaları gerekiyor.
Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'na (YDUS) da KPDS ve ÜDS'den 100 üzerinden en az 50 ve üzeri puan alan adaylar katılabiliyor.
ÜDS sonuçları yüksek lisans programlarına giriş için de kullanılabileceğinden, lisans programı mezunu ile lisans programlarının son sınıfında veya son sınıftan bir önceki sınıfta okuyan öğrenciler de bu sınava girebilecek. Ancak bu öğrencilerin, ilgili üniversiteden, yüksek lisans programları için ÜDS sonuçlarını kullanıp kullanılamayacağını öğrenmesi gerekiyor.
Etiketler: düvder